8 Mart’ta ‘Dünya Kadınlar Günü’ nedeniyle bir araya
geldik. Hep birlikte kadına şiddet ve cinsel saldırıları kınadık. Tüm kadın
kuruluşları her yıl olduğu gibi bu yılda kadını anlatmaya çalıştı. Sosyal medya
hesaplarından kadını erkeği kadınlar gününü kutladı. Peki yeterli mi? Bence
değil kadınlar gününde konuşulacak konular değil bunlar sadece, yılın her günü
bangır bangır kadına değer verin diye bağırsanız da anlamayacak bir kitle var
bizim ülkemizde! Kadınlar Gününe dair son söylemek istediğim, “Ben,
saygıdeğer hanımlarımızın Avrupa kadınlarının aşağısında kalmayacak, tersine
pek çok yönlerde onların üstüne çıkacak bilgi ve kültürle donanacaklarına asla
şüphe etmeyen ve buna kesinlikle inananlardanım.” M.Kemal ATATÜRK
14 Mart’a geldik “Tıp Bayramı” tüm sağlık
çalışanların bu güzel gününü kutladık. Her şeyden önemlidir bir insanın
sağlığı, hayatını devam edebilmesi için sağlıklı olmaktan başka dilediği bir
şey olmaz çünkü. Ülkemizde her ne kadar hekime şiddet konusu bir utanç meselesi
olsa da yine koşa koşa kendini emanet ettiği insanlar o doktorlardır. Tıp
Bayramı derken neden şimdi şiddet filan dedim de kararttım derseniz en yakın
arkadaşımın bir doktor olması ve bu konudaki hassasiyetinden dolayı söylemeden
geçemedim. Canımız için var olan canları lütfen üzmeyelim, yormayalım onlar da
insan neticede.
18 Mart desem bu paragrafta hiçbir şey yazmasam bile
içinizdeki gurur harekete geçecektir eminim. Sayfalarca yazılabilir bu özel
gün… Ben yine Ata’mdan bir alıntı yapmak istiyorum “Çanakkale Zaferi, Türk askerinin ruh kudretini gösteren şayanı hayret
ve tebrik bir misaldir. Emin olmalısınız ki, Çanakkale Muharebelerini
kazandıran bu yüksek ruhtur.”
21 Mart işte baharı müjdeleyen gün, kışı geride
bırakmak ve bahara kavuşmak. Nevruz birçok ulus kendisine göre yorumlamıştır bu
günü fakat altını çizmek istiyorum Nevruz, Türklerin Ergenekon Bayramı adıyla
kutladıkları bayramdır. Tüm Türk Dünyasının özgürlüğü kutlu ve daim olsun. 21 Mart aynı zamanda Dünya Şiir Günü ve Dünya
Su Günü. Ne güzeldir bu iki günün olması biri ruhun biri bedenin en ihtiyaç
duyduğu iki şeydir. Ruhunuz şiirsiz, yaşamınız susuz kalmasın. Dünyamızda en
çok var diye düşündüğümüz suyumuzu lütfen israf etmeyelim.
Bu yazımda bu ay içinde yaşadığımız özel günlerden
bir demet hazırladım size bunların yanında bu ayda kaybettiğimiz çok özel
isimlerimiz var bizim, onları da yâd etmeden bitirmek istemiyorum.
Edebiyatımızın önemli kalemlerinden, Cumhuriyet Dönemi gazetecilerinden Falih
Rıfkı Atay’ı 21 Mart 1971’de kaybettik. “Ben giderim adım kalır, dostlar beni
hatırlasın” desem Aşık Veysel dersiniz değil mi? "Ben komünizm, sol ve sağ bilmem. Bunlar
benim zihnime basmaz. Sözümle, sazımla Atatürk'ün dosdoğru yolundan hiç
ayrılmadım." Vefatının 44. yılında Aşık Veysel’i özlemle ve gurur duyduğum
kadınlardan biri Atatürk’ün manevi kızı, Dünya’daki ilk kadın savaş pilotu 22
Mart 2001’de kaybettiğimiz Sabiha Gökçen’i saygıyla anıyorum. Ben onu Bam Teli
programı bile tanıdım, televizyoncu yazar Tayfun Talipoğlu’nu geçtiğimiz
günlerde kaybettik tarihin tozlu sayfalarında huzurla kalın….
0 yorum:
Yorum Gönder